Medikal Mikropigmentasyon

medikal-mikropigmentasyon

Medikal Mikropigmantasyon

Medikal mikropigmentasyon dokuda gerekli değişiklik ve düzeltmeleri yapmak için uygulanan 'pigment implantasyonu' dur.

Kamuflaj için tıbbi kullanımı 150 yıl öncesine dayanır. Tarihte bambu çubuklarıyla başlayan uygulama, 90'ların başında yüksek kaliteye sahip cihazlar ve antiallerjik-steril tıbbi pigmentlerle profesyonellerin kullanımına sunulmuştur. Günümüzde tıbbi kamuflaj sağlık ve medikal alanlarda profesyonel meslek halini almış olup, bu konuda eğitimli hekimler tarafından, gerekli steril koşulların sağlanabildiği merkezlerde uygulanan medikal bir uygulamadır.



Uygulama, kullanılan teknolojik cihazlarla, ayarlanabilir bir implanter iğne sayesinde , antiallerjik-doğal pigmentlerin istenilen cilt derinliğine implante edilmesi şeklinde yapılır. Uygulama öncesinde kişinin allerjik reaksiyon öyküsü, cildin aktif enflamatuar ve enfeksiyöz durumları, diyabet, kanama diyatezleri, sistemik enfeksiyon hastalıkları vb. yönünden ayrıntılı bilgisi alınmalıdır. Herhangi bir kontrendikasyonu olmadığı belirlendikten ve test pigmentiyle deri testi yapıldıktan sonra uygulamaya geçilir. İşlem öncesinde topikal, lokal veya blok anestezi uygulanır.

Uygulamadan sonra ince bir kabuklanma oluşacaktır. Bu durum bölgenin olduğundan daha koyu görünmesine yol açar. Kabuklanma ortadan kalktığında, renk daha açık (ortalama %30-40 ) ve daha doğal bir görünüm alır. Kabuklarla oynanmamalıdır. Kabuklar ortalama bir haftada kendiliğinden dökülecektir.

Pigmentasyon sonrası 48 saat boyunca uygulama bölgesinin yıkanmaması gerekir. Beş gün boyunca havuz, sauna ve güneş banyosundan uzak durulmalıdır. İşlem yapılan bölgeye bir hafta boyunca epitelizan krem uygulaması yapılmalıdır.

Net sonuç işlemden 1 ay sonra ortaya çıkar. Gerekirse rötuş amaçlı ikinci bir uygulama yapılabilir. İşlemin kalıcılığı 3-10 yıl sürer.